CeLiBon Forum
06 Ocak 2009, 09:21:21 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Günün Sözü :

Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır....(Sena_82)

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Google Etiketleri site haritasi Giriş Yap Kayıt  

Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. YÛNUS (ve aleykümselam)  (Okunma Sayısı 389 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
By_MeRSaVi

miSter Moderatör
****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 56

Kayıt tarihi 02 Ocak 2008, 15:09:48

Nerden: MOSKOVA-USAK-URFA /TURKEY
Yaş: 21
Mesaj Sayısı: 37


KURTLUKTA DUSENI YEMEK KANUNDUR...


WWW
Durumum:

« : 18 Ocak 2008, 13:26:55 »




Hz. YÛNUS (ve aleykümselam)

Adı Kur'ân'da geçen peygamberlerden biri.

Soyu, Bünyamin vasıtasıyla Ya'kûb (ve aleykümselam)'a ve onun vasıtasıyla de İbrâhim (ve aleykümselam)'a dayanmaktadır. Bazı alimlerin naklettiğine göre, İsa (ve aleykümselam) annesinin adıyla İsa b. Meryem diye anıldığı gibi, Yûnus (ve aleykümselam) da annesinin adıyla Yûnus b. Matta diye anılmaktadır. (İbn Sa'd, Tabakatü'l-Kübra, Beyrut 1957, I, 55). Buhârî'nin verdiği bilgiye göre ise, bu görüş yanlıştır. Aslında Matta, Yûnus (ve aleykümselam)'ın annesinin değil, babasının adıdır. Yani Yûnus (ve aleykümselam), Yûnûs b. Matta diye anılınca, babasının adıyla anılmış olur (ez-Zebîdî, Sahihi Buhârî Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhî, trc: Kamil Miras, Ankara, 1971, IX, 152).

Yûnus (ve aleykümselam)'ın Ya'kub (ve aleykümselam)'ın torunlarından olduğu, Kur'ân'da şöyle haber veriliştir:

"Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Nitekim İbrâhim'e, İsmail'e, İshâk'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Harûn'a, Süleyman'a da vahyetmiş ve Davud'a da Zebûr'u vermiştik" (en-Nisâ, 4/163).

Bu âyette ifâde edildiği gibi İsâ (ve aleykümselam), Eyyûb (ve aleykümselam), Harun (ve aleykümselam) ve Süleyman (ve aleykümselam)'da Yunus (ve aleykümselam) ile aynı soydan, Yakub (ve aleykümselam)'ın torunlarındandırlar.

Yûnus (ve aleykümselam)'ın nüfusu yüz bini aşkın bir şehrin halkına uyarıcı ve tevhide çağrıcı bir peygamber olarak gönderildiği, Kur'ân'da şöyle geçmektedir:

"Ve onu yüz bin insana, ya da daha fazla olanlara peygamber gönderdik" (es-Saffat, 37/147).

O'nun peygamber olarak gönderildiği bu yerin Ninova şehri olduğu nakledilmiştir. Ninova şehri, Dicle nehrinin kıyısında, şimdiki Musul'un yerinde bulunmaktaydı. Bu beldenin insanları küfrün içinde bulunuyorlardı ve putlara tapmakta idiler. Yûnus (ve aleykümselam) onları küfürden ve putperestlikten nehyetmek bir de onlara, küfürlerinden dolayı tevbe etmelerini, Yüce Allahh'ın varlığına ve birbirine inanmalarını emretmek üzere gönderilmişti (ez-Zemahşerî, el-Keşşâf, Kahire, t.y., V, 126; et-Taberî, Tarih, Mısır 1326, II, 42).

Yûnus (ve aleykümselam)'ın adı, Kur'ân'ın çeşitli yerlerinde geçmekle berâber, Kur'ân'daki sûrelerden birine isim olarak verilmiştir. Kur'an'ın onuncu sûresinin adı, Yûnus sûresidir.

Yûnus (ve aleykümselam) milletini otuz üç yıl Allahh'a imân etmeye, küfürden kurtulmaya davet etti, tebliğde bulundu ve peygamberlik vazifesini yerine getirdi. Ancak sadece iki kişi ona imân etti (İbn Esir, el-Kâmil, Beyrut 1965, I, 360; Sahihi Buhâri ve Tecridi Sarih Tercümesi, IX, 152).

Milletinin bu şekilde küfürde direnmesi ve imâna gelmemesi, Yûnus (ve aleykümselam)'ın zoruna gitti. Yüce Allahh onun bu kızgınlığını ve bunun neticesinde milletini terketmeye kalkışmasını şöyle haber vermiştir:

"Zünnûn (Yûnus)'a gelince, o, öf keli bir halde geçip gitmişti. Bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihâyet karanlıklar içinde; "Senden başka hiç bir ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!" diye niyaz etti." (el-Enbiyâ, 21/87).

Bu âyette Yûnus (ve aleykümselam)'dan Zünnûn diye bahsedilmiştir. Zünnûn, balık sahibi demektir. Kur'ân'ın başka bir yerinde de, Yûnus (ve aleykümselam) bu lakabla anılmıştır:

"Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani, o dertli dertli Rabbine niyaz etmişti" (el-Kalem, 68/48).

Hem bu âyette hem de yukarıdaki âyette Yûnus (ve aleykümselam)'ın sabretmemesine, Allahh'ın emri olmadan milletini terketmeye kalkışmasına işâret edilmiştir. Onun bu hali üzerine, Yüce Allahh şöyle buyurmuştu:

"O halde, peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret" (el-Ahkâf, 46/35).

Allahh'ın müsaadesi olmadan Yûnus (ve aleykümselam)'ın ayrılmaya kalkışması, iyi netice vermemişti. Ninova'dan ayrılmak için bir gemiye binmişti. Geminin batmaya yüz tutması üzerine, hafiflemesi için yolculardan birinin suya atılması gerekti. Kimin suya atılacağını tesbit için kur'a çekildi ve kur'a Yûnus (ve aleykümselam)'a isâbet etti. Bu durum kur'ân'da şöyle haber verilmiştir:

"Gemide onlarla karşılıklı Kur'a çektiler de yenilenlerden oldu" (es-Saffat, 37/141).

İşin daha acısı, Yûnus (ve aleykümselam) denize atıldıktan sonra bir balık onu yutmuştu. Yüce Allahh Kur'ân'da onun bu durumunu şöyle haber vermiştir:

"Yûnus, (Rabbinden izinsiz olarak kavminden ayrıldığı için) kendisi kötülüklerken, onu bir balık yuttu" (es-Saffat, 37/142).

Burada Yûnus (ve aleykümselam) hatasını anlamış ve nefsini kınamaya başlamıştı. Balığın karnındaki karanlıklarda:

"Senden başka ilâh yoktur. Sen eksikliklerden uzaksın, yücesin. Ben zalimlerden oldum!" (el-Enbiyâ, 21/87) diye dua etmeye ve Allahh'a yalvarmaya başladı. Bu şekilde imân ve inançla Allahh'a sığınması neticesinde, Yüce Allahh onu affetmişti (el-Maverdî, en-Nuketu ve'l-Uyûnu, Beyrut 1992, III, 465 vd). Yûnus (ve aleykümselam)'ın duasının kabul edildiği ve Allahh tarafından bağışlandığı, Kur'ân'da şöyle dile getirilmiştir:

"Biz de onun duasını kabul ettik ve onu tasadan kurtardık. İşte biz, insanları böyle kurtarırız" (el-Enbiyâ, 21/88).

"Eğer tesbih edenlerden olmasaydı, (insanların) yeniden diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı" (es-Saffat, 37/143, 144).

Gücü her şeye yeten Yüce Allahh, balığın karnındaki Yûnus (ve aleykümselam)'ı öldürmedi. Bir süre sonra balık onu ağzı ile sahile bırakmıştı. Onun kurtuluş ve daha sonraki hafi, Kur'ân'da şöyle haber verilmiştir:

"(Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti), biz de onu hasta bir halde ağaçsız, boş bir yere attık ve üzerine (gölge yapması için) kabak türünden bir ağaç bitirdik" (es-Saffat, 37/145, 146).

Yûnus (ve aleykümselam)'ın Allahh tarafından affedilmesi ve büyük bir tehlikeden kurtarılması, Kur'ân'ın başka bir yerinde dile getirilmiştir:

"Sen Rabb'inin hükmüne sabret, balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, sıkıntıdan yutkunarak (Allahh'a) seslenmişti. Eğer Rabb'inden ona bir nimet yetişmeseydi, yerilerek çıplak bir yere atılırdı. Fakat (böyle olmadı), Rabb'i onun duasını kabul etti de onu salihlerden kıldı" (el-Kalem, 68/8, 49, 50).

Yûnus (ve aleykümselam)'ı bu sıkıntılardan kurtaran Yüce Allahh, onun milletine de neticede hidâyeti nasib etti. Onlar da sonunda Allahh'a imân edip tevhid'e sarıldılar. Onların tevbe edip hakka dönüşlerini ifâde eden âyetin meâli şöyledir:

"İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik" (es-Saffat, 37/148).

Yûnus (ve aleykümselam)'ın milletinin bu şekilde tevbe etmeleri, küfürden dönüp Allahh'a inanmaları, Allahh tarafından övülmüş, methedilmiştir:

"Keşke (azabı gördükten sonra) inanıp da, inanması kendisine fayda veren bir memleket olsaydı! (Azabı gördükten sonra inanmak, hiç bir memlekete yarar sağlamamıştır). Yalnız Yûnus'un kavmi, (azab henüz inmeden önce) inanınca, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre daha yaşatmıştık" (Yûnus, 10/98).

Yûnus (ve aleykümselam)'ın faziletli bir insan olduğu, Yüce Allahh tarafından şöyle haber verilmiştir:

"İsmâil, el-Yesa', Yunus ve Lut'a da (yol gösterdik). Hepsi iyilerden idiler" (el-En'âm, 6/86).

Hz. Muhammed (selamün aleyküm.v) de onu şöyle övmüştür:

"Her kim ben Yûnus b. Mattâ'dan hayırlıyım derse, yalan söylemiştir" (Buhârî, Tefsiru süre 6, 4).

Yûnus (ve aleykümselam) da, diğer peygamberler gibi, insanları küfrün şerrinden nehyetmiş ve Allahh'a imân etmeye davet etmiştir. İnanan insanlar için, onun hayatından alınacak çeşitli ibretler vardır.
Logged



Ölüler de zannediyor ki, diriler her gün helva yiyor...

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir...
Cenna

------Üye Bilgileri ( % ) HaLfOp
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 82

Kayıt tarihi 05 Şubat 2008, 10:10:36

Nerden: iStanbuL
Yaş: 25
Mesaj Sayısı: 144


Hayata dair ne varsa


WWW
Durumum:

« Yanıtla #1 : 19 Şubat 2008, 09:31:36 »

Babannemin bize anlatigi  cok etkilendigim o zmanlar bende baligin miydesine gircem dedigimi hic unutmam cocukluk iste  sabrirr buyuk erdem yapabilene ama malesef sabri gec karsimzidakine  guzel  fikirleirmizi bile  acik bir dille anlatamiyoruz su zamanda islama olan ofke den sebebiyet    maleseff kii  tskler paylaism icin By_MeRSaVi 
Logged


Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Anahtar Kelimeler
Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) oyunları, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) programı, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) oyunu indir, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) program yükle, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) download, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) hikayeleri, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) resimleri, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) haber, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) yükle, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) videosu, Hz. YÛNUS (ve aleykümselam) msn eklentisi, şarkı sözleri

 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor


Site Map | XML | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Oyun | Sohbet | Dizi izLe | Eğlence | Sohbet | Film izLe | Radyo Dinle | Sohbet | Oyun | Maynet | Maynet Sohbet | Dizi izLe | Film izLe | Dizi izLe > | Film izLe
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SMF customization services by 2by2host.com
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 29 Sorgu ile Oluşturuldu